Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

 

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
“BAĞCILAR BELEDİYESİ’NİN “E-DEVLET KAPISI HİZMETLERİ” ÖDÜLE
Başkan Hasan Can Geçmiş Olsun Ziyaretlerine
171 Hak Sahibi Daha Tapusuna Kavuştu
Aktör Olmak İçin Bilgi Üretmeliyiz
Yol Açma, Dolgu, Kırıntı ve Asfaltlama


Referandum değil bu, Vatan müdâfası - GÜNDEM - Adil Haber Yorum
 
REFERANDUM DEĞİL BU, VATAN MÜDâFASI
BU HABERİN EKLENME TARİHİ 07-04-2017 / 10-11

 

Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Gundem Haberleri  
Referandum değil bu, Vatan müdâfası

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı sevsek de sevmesek de, işimize gelse de gelmese de EVET demek zorundayız. Bu Referandum basit bir referandum değildir. Bir Vatan savunmasıdır. Bir Din mücâdelesidir. İkisinden birini  dahi seven kişi EVET diyecektir.

Şöyle ki,

Tarih tecrübesi insanı her zaman uyanık olmaya itmiştir. Tarihin kalıntılarında gizli öyle hazineler vardır ki, bu hazineler yarını bugünden görmeyi sağlar. Dünü anlayamayan, sağlıklı dersler çıkartamayan elbette bugünün gelişmelerini de sağlıklı tartamayacak, geleceği güvenle inşa edemeyecektir...

15 Temmuz girişimi gibi, II. Abdülhamid dönemi de gerçek anlamıyla bugünü yarına hazırlama açısından sayısız ibretlerle doludur. O dönemin paşaları, yeni yetme aydınları, dünyevileşen zihin yapıları ile Abdülhamit’ten kurtulmayı her türlü dertlerden kurtulmakla eş görmüşler, bütün güçlerini Abdülhamit’i tahttan indirmeye harcamışlardı.

Müslüman’ı, gayri-müslimi, taraflısı tarafsızı, kararlısı, kararsızı hepsi ortak bir noktada birleşmişler Abdülhamit’i tahttan indirip yerine, herhangi birini geçirmeye yeminlenmişlerdi. Oyunu kuran, piyasaya süren gerçekte emperyal arzularını gerçekleştiremeyen, toplumu köleleştirmek isteyip başarılı olamayan, dış ve iç güdümlü düşmanlarımızdı. Bu oyuna içlerinde menfaati zedelenmiş, isteklerine ulaşamamış, dünyevi makam ve mevkilerine yönelik arzularını gerçekleştirmede başarısız olmuş sözde Müslümanlar da katılmıştı...

Hırslarını, şehvetle bileyip, topyekûn Abdülhamit’i tahttan indirmeye adamışlardı kendilerini.

O dönemi yeniden hatırlarsak, Osmanlı Hint Kıtasından Cebeli Tarık boğazına kadar üç kıtaya hükmediyor, dünyanın tek lideri durumundaydı. Sanayileşme ile birlikte ham madde ve enerjiye ihtiyaç emperyalist devletleri harekete geçirmiş, dünyanın bütün zenginliklerinin merkezi olan Osmanlı’ya gözlerini dikmişlerdi. Osmanlı’nın güçlü bir devlet olarak kalması onların işine gelmiyordu.

Osmanlı fırsat vermiyordu onlara. Hindistan yarı kıtasını rahatça sömüremiyorlar, Afrika’da kabileleri birbirine düşürüp onları köleleştiremiyorlar, zenginliklerine el koyamıyorlardı. Vahyin merkezini saran Coğrafyanın bitmek tükenmek bilmeyen zenginliklerine bir türlü abanamıyorlardı.

Planlarını özgürlük, demokrasi, bağımsızlık gibi süslü hikâyelerle, planlı çalışmalarla uygulamaya koydular ve içimizdeki ahmakların desteğiyle Abdülhamit’i tahttan indirdiler. İşte o zaman felaketler birbirini kovaladı. Çok geçmeden Osmanlı param parça oldu, yerine 52 ayrı sömürülmeye hazır cetvelle çizilmiş ülkecikler kuruldu. Herbiri ayrı bir kan emici Emperyalist ülkenin sömürgesi oldu.

Sömürürken, sadece sömürmekle kalmadılar, bütün değerlerini tarumar ettiler. Dinlerini ve dillerini değiştirdiler irtica adına; giyim ve kuşamlarını değiştirip, kadınlarını soyup soğana çevirdiler çağdaşlık adına; Erkeklerini de Avrupalılaşmak adına dünyevileştirip sekülerleştirdiler.

Şimdi aradan geçen yüz yıllık bir köleliklten sonra milletler yeniden geçmişini hatırlamaya, tarihini hakikatiyle öğrenmeye, gerçek kahramanlarla, soytarıları ayırt etmeye başladılar. Bu uyanış kölelik sistemini kuran kuzu postlu canavarları kudurttukça kudurttu...

Ve uyanış çoktan başladı.

Şimdi geriye yaslanıp derin bir nefes alalım ve sonra II. Abdülhamit dönemi ile içinde bulunduğumuz anı karşılaştıralım...

Yeni yeni kendine gelmeye çalışan bir millet var. Yeryüzünde bir yüzyıldır sömürülen 2 miyar insanın umutlarını yeşertmek, onlara can-suyu olabilmek için canını ortaya koyan fedâkar kardeşlerimiz var. Gecesini gündüzüne katan Allah’ın lütfu liderlerimiz var. Bunlar için her gece yatmadan önce, sabah kalkarken dualar ederek uyanan, her namazın arkasında umutla, aşkla ellerini kaldıran milyonlar var.

Diğer tarafta hırsla, kuduz köpekler gibi 17 Nisan günü “EVET” diyenleri denize dökeceğiz diye kinlerini kusan azılı insanlık düşmanı bir zihniyet var.

  1. Abdülhamit’in tahttan indirilmesinin ümmete nelere malolduğunu hepimiz biliyoruz. Bir yüz yıl ümmetin neler çektiğinin farkındayız. Dinimiz elimizden alındı, yazımız, tarihimiz, insanlığımız çalındı. Kan ve gözyaşından başka İslam Dünyasına ne kalmıştı, Allah aşkına?

16 Nisan gerçekte bir Referandum değil, bir Vatan müdâfasıdır, bir Din müdâfasıdır. Devletin ve milletin varlığını korumak da bir din müdâfasıdır.

Bunu anlamayacak kadar feraseti kör olanlara da yazıklar olsun! Yazıklar olsun düşmanlarımızla birlikte yan yana gelip sırıtan ahmaklara. Yazıklar olsun EVET diyenleri denize dökmek isteyenlerle iş tutanlara...

 

Doç.Dr.Saim Kayadibi 


Referandum değil bu, Vatan müdâfası : Google'da Ara
Referandum değil bu, Vatan müdâfası


 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 
 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
        GÜNDEM

  BAĞCILAR’DA “YALNIZ DEĞİLSİN KUDÜS” PROGRAMI


         Kudüs’ün işgalinin 100. Yılı anısına Bağcılar’da gazeteci, yönetici, öğrenci ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla &ld

  KAYSERİ’DE KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA


          08 Aralık 2017 Cuma günü Hunat Camii’nde kılınan Cuma Namazı sonrasında, cami avlusunda Kudüs ve Mescid-i Aksa için basın aç

 
 
TÜM YAZARLAR



           ANKET
28 Şubat Madurlarından Ezher Üniversitesi mezunlarının mağduriyetleri giderildi mi?
% 14 √ Toplam : 2 - Evet
% 40 √ Toplam : 6 - Hayır
% 34 √ Toplam : 5 - Kısmen
% 14 √ Toplam : 2 - Bilgim yok
   

           EN SON EKLENEN VİDEOLAR
  EN SON EKLENEN VİDEOLAR
 
 
 



RSS © 2010 Adil Haber Yorum Türkiye'nin Haber Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim  
rapid.web.tr || Coder / Dizayner
info@rapid.web.tr