Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Ekrem Düzcan
Sayın Cumhurbaşkanım
12.09.2019

Zati alilerinizi en kalbi duygularla selamlarken muzafferiyetler diler idarenizin daim olmasını yüce Allah`tan niyaz ederiz.

Ülkemizin içte ve özellikte dışta yaşamakta olduğu, yedi düvelle mücadele ettiği bu zor süreçte zatı alilerinize hitap etme bahtiyarlığını yaşıyorken naçizane satırlardaki nidamızla sizlerin çok değerli vakitlerini aldığımız için meccanen özürlerimizi lütfedip kabul buyurunuz.

Sayın Cumhurbaşkanımız; El-Ezher Üniversitesi ile İslam ülkeleri üniversitelerinde eğitim görüp mezun olanların yıllardır yaşamakta oldukları sorunların çözümünün sizlerde olduğuna hep inandık. Ancak, zatı alilerinizin vatan için sa`y ve gayretleri yanında bizlerin de sizleri yorma gibi bir düşünce içinde olması mümkün olamazdı. Yasak ve mağduriyetin en acımasız ve zalimane olanını yaşamış olan zatı alilerinizin bizlerinde mağduriyetlerini giderecek tek merci olduğunuza da inancımız tamdır.

  1. yılını geride bırakan meş`um 28 Şubat`ın izlerinin silinmeye çalışıldığı ve her kesimden mağdur olanların haklarının iade edildiği bir dönemde, ilerleyen yaşlarına rağmen denklik alan ve almaya çalışan El-Ezher Üniversitesi ile diğer İslam ülkelerinde eğitim görenler için mağduriyetler devam etmektedir.

Kahire`de miladı 975 yılında kurulan, 44 Fakültesi bulunan, 6254 öğretim elemanının görev yaptığı, 103 farklı ülkeden 375000`den fazla öğrencinin eğitim gördüğü ve 1029 yıllık geçmişi bulunan, bir çok modern ilimlerin yanı sıra İslam ve Arapça ilimleri eğitimi veren ve kökü tarihin derinliklerinde olan kurumdur El-Ezher Üniversitesi.

Türkiye`den çok sayıda öğrenci İslami ilimler alanında eğitim alma arzularını bu üniversitede öğrenim görerek gerçekleştirmek istemiş ve bu uğurda birçok zorluk ve yokluğa göğüs gererek zor şartlar altında çeşitli fakültelerden mezun olarak emellerine kavuşmuşlardır. Ancak meş`um 28 Şubat sürecinden önce denklik sorunu olmayan bu üniversite, daha sonra bütün İslam ülkelerini üniversitelerini kapsayacak şekilde hak ihlali ve mağduriyetine giderek binlerce öğrenci bugünde halen devam etmekte olan bu sürecin etkisi altına bırakılmışlardır. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti, tabiatında söz konusu düzenlemelerle kendi uyruğundaki öğrencilerin yurt dışında öğrenim görmelerine imkan tanımış, belli süreçlerde denklik belgelerini sorunsuz olarak hazırlamış ve her türlü hukuki alt yapıyı hazırlayarak desteklemiş, ecnebi memleketlerde öğrenim görmelerine zemin hazırlamış ve hatta bir kısım öğrencileri kendisi bizzat burslu olarak göndermiştir.

Türkiye`de bizlere 4 yıllık üniversiteye eş denklik belgesi verilmemesi, denklik verilmiş olanlarında denkliklerinin iptal edilmesi süreci şöyle gelişmiştir;

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığının 16 Nisan 1929 tarihli ve 1416 sayılı “Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun” ve 22 Şubat 1993 tarih ve 21504 sayılı Resmi Gazete`de yayınlanarak yürürlüğe giren “Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik”, ayrıca öğrenime gidilecek ülkeyle yapılmış olan çeşitli kültür antlaşmalar ve özellikle El-Ezher Üniversitesini ilgilendiren “Akdeniz`e sahili bulunan Arap ve Avrupa ülkelerinde yükseköğrenim çalışmalarının, diplomaların ve derecelerin tanınmasına dair sözleşme” uyarınca, Türk öğrencilerin bu ülkelerde Dövizsiz Özel Öğrenci statüsünde öğrenim görmeleri kabul edilmiştir. MEB tarafından Dövizsiz Özel Öğrencilikleri tanınan bu kişiler, askerlik tecil, pasaportların uzatılması ve yenilenmesi gibi işlemleri eğitimleri süresince bulundukları ülkelerdeki be konsolosluklar vasıtasıyla yaptırmışlardır.  Eğitimlerini bu şekilde tamamlayıp Türkiye`ye dönen öğrenciler, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu `nun 7/p maddesi uyarınca yurtdışındaki yükseköğrenim kurumlarından aldıkları önlisans, lisans ve lisansüstü diplomaların denkliklerini tayın etme hakkına sahip olan Yüksek Öğrenim Kurumu`na  başvurmuşlardır. Yapılan başvurular YÖK tarafından incelenerek kabul edilmiş ve yurtdışında eğitimi tamamlanan fakültelerin Türkiye`de muadil olan dört yıllık fakültelerin “Lisans” diploma belgeleri verilmiştir. Lisans denklik belgelerinin verilmesine 10 Ocak 1996 tarihine kadar devam edilmiştir. Ancak 10 Ocak 1996 tarihinden sonra YÖK, söz konusu öğrencilerin denkliklerini iptal etmeye başlamıştır. 10 Ocak 1996 tarihinde alınan bir kararla bu tarihten 1997 yılının başlangıcına kadar yurtdışı ilahiyat fakülteleri mezunlarının başvurularına karşılık YÖK, lisans diploması yerine 2 veya 3 yıllık ön lisans diploması denklikleri vereceğini açıklamıştır.

Buna göre başta El-Ezher Üniversitesi İslami İlimler Fakülteleri olmak üzere, diğer yurtdışı İslami İlimler Fakültesi mezunları Ankara İlahiyat Fakültesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat fakültesinde 1 veya 2 yıl lisans eğitimi görmek zorunda bırakıldı. Adı geçen üniversitelerde eğitimini tamamlayan bu öğrenciler denkliklerini aldılar. YÖK`ün birbiri ardına aldığı fevri kararlar neticesinde sadece bir yıl yürürlükte kalan bu uygulama 02.04.1997 tarihinde, 97.11.799 sayılı karar toplantısında El-Ezher Üniversitesi diplomalarına artık denklik belgesi düzenlenmeyeceğine karar verildi. 16.07.1997 tarihli toplantısında ise YÖK, daha önce vermiş olduğu kararın çerçevesini iyice genişleterek yurtdışındaki üniversitelerden ilahiyat alanında yapılan diplomalara denklik belgesi verilmemesini karara bağladığını, ayrıca daha önce verilen denklik belgelerini de iptal ettiğini açıkladı. Bu kararla daha önce MEB`de görev almış 135 yurtdışı ilahiyat fakültesi mezunu YÖK`ün isteği üzerine görevinden alındılar.

Buna istinaden, Milli Eğitim Bakanlığı`da, El-Ezher Üniversitesinden mezun olmuş, her türlü yasal prosedürleri tamamlayarak denkliklerini almış, yıllarca kutsal öğretmenlik görevini ifa etmiş, bir yıldan on, hatta yirmi yıla kadar hizmet süreleri olan öğretmenler bile gözlerinin yaşına bakılmaksızın görevden alınmışlardır. Yeni müracaatlar da kabul edilmemiştir. Diğer taraftan YÖK, dört yıllık diplomaları ön lisansa diplomasına çevirerek, yaklaşık iki yıllık bir programı kapsayan lisans tamamlama sonrasında verilen denklik belgesinde de ne acıdır ki; “Bu belge öğretmen atamalarında geçerli değildir” ve “bu belge sadece Diyanet İşleri Başkanlığında geçerlidir” şerhi koyarak insanların çalışma koşullarını ve serbestilerini kendisi belirlemeye kalkışacak kadar despot, tarafgir, ve acımasız bir yuva haline getirildi. Her türlü gerekçeden yoksun olarak YÖK`ün anayasaya, iç hukuk mevzuatına, adalet ve hakkaniyete aykırı, ayrılıkçı ve yanlış kararı, arkasında bir çok yanlışlar bırakmış bir çokta vahametler doğurmuştur. Söz konusu işlemle, yüksek lisans, doktora ve doçentlik çalışmalarını tamamlamış veya tamamlamaya çalışan bu üniversite mezunları tarihte benzeri olmayan bir eğitim kıyımına uğramışlardır. Bu durumun geriye teşmil olması hasebiyle hepsi akademik çalışmalarına son vermek zorunda kalmışlardır. Ayrıca YÖK almış olduğu bu kararla özellikle askerlikle ilişiği olanlar (askerlik şubelerine hemen askere alınmaları yönünde yazı gönderilerek) tebligatta bulunulmuş, diplomaların iptalinden dolayı -kısa dönem askerlik yapıp terhis olanlar- 18 ay askerliği tamamlamak için yeniden askere çağrılıp ikinci kez silah altına alınmışlardır. Daha önce askerliğini yapmayanlar ise denkliklerin iptali nedeniyle 18 ay er ve erbaş olarak askerlik yapmışlardır.

Aynı anda yüzlerce El-Ezher Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu ile diğer ülke mezunları, denklik belgesine istinaden her türlü kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar, öğretmenler ve yüksek lisans, doktora, v.s, öğrenim gören kişiler ile onların ailelerini mağdur ve perişan edildiler. Bunalıma girip canına kıyanlar oldu. Psikolojisi bozulup tedavi olanlar ile yuvası yıkılanlar oldu. Bütün hayatını İslami İlimler alanına vakfetmiş bu kişilerin bütün hayalleri ve gelecekleri ellerinden alınıp yokluğa mahkûm edildiler Buna ek olarak yeniden yapılabilecek olan başka haksızlıklar da tedirginliğe ve endişeli bir bekleyişin her zaman devam etmesine neden oldu. Ayrıca diploma denkliğini hiç alamayan mezun öğrenciler de aynı şekilde lise mezunu sayılarak hayatlarının en karanlık günlerini yaşamaya mahkûm edildiler.

YÖK’ün bütün hukuk kurallarını çiğneyerek almış olduğu bu kararlardan zarar gören, başta El-Ezher Üniversitesi mezunları olmak üzere yurt dışı ilahiyat fakültelerinden mezun olan öğrenciler bu kararlara itiraz için YÖK’le ilgili davalara bakan Danıştay 8. Daire’ye dava açmışlardır. Açılan bu davalardan, yurt dışından aldıkları diplomalarla Türkiye’de yüksek lisans ve doktora yapanların haricindekiler, Danıştay 8. Daire tarafından reddedilmiştir. Yüksek lisans veya doktora yapanların davaları ise 17 Şubat 1999 tarihinde yürütmeyi durdurma şeklinde sonuçlanmıştır. Ayrıca askerlik işlemlerinin durdurulması için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne açılan dava da 10 Kasım 1998 tarihinde yürütmeyi durdurma şeklinde sonuçlanmıştır.

YÖK’ün Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin (MADDE 1 – 11/5/2007 tarihli ve 26519 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinin 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “ç) Diplomanın alındığı kurumun tanınmış bir kurum olduğu, eğitimin yapıldığı programın benzeri Türk yükseköğretim programına denk olduğu, eğitim düzeyi ve öğrenim alanı açıkça tespit edilenlere “lisans denklik” belgesi verilir. Eğitim düzeyi ön lisans düzeyinde olduğu tespit edilenlere “ön lisans denklik” belgesi verilir. Mezun olunan lisans programının Türkiye’deki eşdeğer programa göre zorunlu derslerinde eksiklik tespit edilenlere; “Kurulumuzca yerleştirilecekleri Türkiye’deki bir üniversitede bu dersleri almaları ve başarılı olduğunu belgelemeleri sonucunda denklik belgesi verilir.” içeriğinde yeni bir değişiklik yaparak yurtdışı diplomaların tanınması noktasında çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar 2009-2010 eğitim ve öğretim yılından itibaren uygulamaya başlamış ve halen devam etmektedir. Denklik almak için YÖK’e müracaat ettiğiniz takdirde lisans tamamlama eğitimi adı altında adresinize en yakın bir üniversitede öngörülen fark derslerini almak suretiyle başarılı olan mezunlara YÖK tarafından yapılan yeni düzenlemeye göre, denklik belgesi verilmektedir. El-Ezher ve diğer yurtdışı İslam üniversitesi mezunları ilerleyen yaşlarına rağmen tekrar öğrencilik yaptırılmak suretiyle bile olsa, diploma denklik belgelerini aldılar ve almaya da halen devam etmektedirler. 2012 yılında, El Ezher Üniversitesi mezunları başta olmak üzere yurtdışında İslami üniversiteler de eğitim alan öğrenciler mağduriyetlerinin giderilmesi için TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na dilekçe ile başvurdu.2012-2013 yılı itibariyle 28 şubat sürecinde öğretmenlikleri iptal edilenlerin hakları tekrar iade edilmeye başlandı. Öğretmenliğe geri döndüler. Hiç öğretmen olamamış diğer mezunlara ise, denklik almalarına rağmen halen hakları iade edilmedi.

El-Ezher ve diğer yurtdışı İslam üniversitesi mezunlarının yaş ortalamaları 40 ve 40’ın üzerindedir. Aldıkları denklik eğitimi sonucunda şimdi de “yaş” mağduru olarak öğretmenliğe kabul edilmiyorlar. Kamu kurum ve kuruluşlarında memur olarak çalışmakta olan ve öğretmeliğe geçmek isteyen mezunlar ise, yine “yaş” sınırından dolayı MEB’e geçemiyorlar. Çalışmış oldukları kurumların özellikle diyanetin kurum içi bazı terfi sınavlarına yaş sınırından dolayı giremiyorlar. Yine müftü ve vaiz olabilme yolunda diyanet tarafından verilen ihtisas kurslarındaki yaş haddinden dolayı vaizlik ve müftülük yolu kapalıdır. Üniversitelerde yaş haddinden dolayı akademik çalışma engeli devam etmektedir. Gençliğinin en verimli döneminde onlarca yılı heba edilen bizler 28 Şubat mağdurlarının başında gelmekteyiz. Yarışa beraber başladığımız akranlarımız bugün çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi ve doçent olurken biz hala diploma denkliğini nasıl alırım ya da yüksek lisansa nasıl başlaya bilirimin peşinde koşturulmaktayız.

Sonuç olarak Sayın Cumhurbaşkanımız, bizler geçen bu kayıp yılların bizlere geri iade edilemeyeceğinin idrakindeyiz. Ancak şundan da eminiz ki;  Zatı alilerinizin bu duruma müdahil olmanız halinde, istikballeri ellerinden gasp edilen bizlerin haklarının maddi ve manevi olarak tazmin edileceğinden, nasıl dünyadaki mazlumların yar ve yareni olmuş iseniz biz evlatlarınızın da yar ve yareni olacağınızdan zerre şüphemiz yoktur.

Allah`ın Rahmet Bereket ve Muhafazası üzerinize olsun. Amin  Ocak 2019

 

Ekrem DÜZCAN

EZDER BAŞKANI


Bu yazı 245 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirdiniz?

http://adilhaberyorum.com © 2014 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim